Tutunmasını Bilmek

Gönül isterdi ki; kaç git. Her şeyden, herkesten uzaklara…

Bende nedense sürekli gitmelerden, uzaklara özlemlerden bahsediyorum. Aslında içimde ne var, ne hissediyorum bilmiyorum. Bu aralar çok durgunum, anlam bile veremiyorum. Diyorum kendi kendime; ‘’Sen nasıl adamsın?’’ diye. Eee bakıyorum cevap yok. Yoksa adam da mı değiliz? Belki de bu yüzden çok istiyorum ben o uzakları; belki beni adam eder diye.

Susunca da bir şey değişmiyor, sakın denemeyin. Belki de defalarca denediniz. Özellikle en dolu olduğunuz anlarda. Hani bütün kelimeler dolar ağzınızdan yüreğinize, sonra orda kalır işte. Dışarı çıkıp, kendini ifade edemezler. Orada öylece doluşurlar. Ya şiirlerle, ya yazılarla, ya da şarkılarla atarsın o yüreğindeki ağırlığı. Sonra huzur seni bekler. Kuşlar kadar özgür olursun, bir o kadar da cıvıltılı. Artık yapmamız gereken tek bir şey kalır; bizi ayakta tutacak sağlam dallar…

Kaçıp gittiğin uzaklarda aramana gerek yok o dalları. Çünkü her insanın, hayatının yakınlarında sağlam bir dal vardır. Geriye kalan tek şey; tutunmasını bilmek…

Reklamlar