Elveda Gözyaşım…

Yine akmak için sabırsızlanıyorsun değil mi? Seni içimde tuta tuta bir hal oldum. Diyorum ki; bir konuda anlaşalım artık. Ya sen ak git benden, ya da ben sökeyim seni içimden. İsyan ettirme beni akşam akşam. Senin yüzünden evrene küser oldum. Ağaçlara bakamıyorum, sahile çıkıp, o engin denizlere dalamıyorum, dalgaların üstünde taş da sektiremiyorum. Senin gelişini beklerken ben, bir başkasının yüzüne bakamıyorum. Bak ne hale soktun yine beni; burada oturmuş senin nasıl bir şey olduğunu kelimelerimi toparlayıp, cümleler kurmaya çalışarak, anlatmak için uğraşıyorum. Bu kahpe dünyanın yükü senin yüzünden de ağır geliyor bana.

 Sahi ya, bir de ağlayınca rahatlayanlar var. Ne garip insanlar değil mi? Ağlayınca adam olduklarını zannediyorlar. Halbuki bilmiyorlar; senin içinde nasıl tutulduğunu.

 Ben artık seninle başa çıkamıyorum. Duvarlara dokunuyorum çırılçıplak ellerimle. Bir kurşun nasıl yakarsa insanın tenini, sen de benim öyle yakıyorsun canımı.

 Dur bir saniye! Ben neden gitmiyorum?

 Doğruya sen hep orada kalacaksın, aslında sen de haklısın…

 Kusura bakma ama ben gidiyorum…

 Elveda gözyaşlarım… 

 

Reklamlar