Dur Konuşacağız

‘Kim’i özlesen ya ölüyor ya gidiyor. Zaten gittikleri için özlemiyor muyuz?

O kadar çok öldüler ki yanımda, o kadar çok..

Artık ‘ölüme’ üzülemiyorum. 
Yalnızca özlüyorum işte.

Orada, karşında uyurken sanki hiç gitmeyecekmiş gibi duruyor. O lanet olası yataktan hiç kalkmayacakmış, sanki hep öylesine güzel nefes alacakmış gibi geliyor.

Gittiğinde, özlediğinde, artık o yatağı boş gördüğünde anlıyorsun.

Ben yolda yürürken sen karşıma çıkıp ‘Dur konuşacağız, anlatacaklarım var!’ deseydin eğer, cevap bile vermeden durup anlatmanı beklerdim.

Belki sana söylemem gereken şeyleri, sen gittikten sonra kendi kendime söylerdim.

Çoğu zaman kendi kendime söylediğimden uykusuz kalıyorum ya zaten.

Reklamlar