Çiçekli Balkon

Güzel ve eğlenceli yazarımız Oğuzhan Akay ‘’Müsaitseniz size aşık olabilir miyim?’’ adlı kitabındaki bir yazısında insanların otobüste gördükleri kişilere bile aşık olabileceğinden bahsetmişti. Kısaca özetlemek gerekirse insanın birden fazla kez aşık olabileceğini ve bundan korkmaması gerektiğini savunan bir yazıydı. Mantıklı değil mi? Beş dakikalık bir bakışmayla bile bizi etkileyebilen insanlarla dolu çevremiz. Yani bu da demek oluyor ki çevremizde ne kadar çok insan var ise uygun bir arkadaşlık ve ya ilişki için fırsatlar doğabiliyor. Yaşadığımız hayat sadece okuldan veya çalışma ortamından, bir kaç ilçeden, bir kaç şehirden oluşuyor ve biz neyin ne zaman karşımıza çıkacağını bilemiyoruz. En kötüsü de tren yolculuklarından oluyor gibisinden bir mesaj vermişti yazarımız. Bizim yolculuk ettiğimiz trenle karşı yönden gelen tren aynı garda duraksadığında, diğer trenin cam kenarında oturan bir insana aşık olmak da mümkün. O beş dakikalık süre zarfı içinde çılgın hayaller kurulur, tanışılır, birlikte zaman geçirilir, belki de evlenilip çoluk çocuğa karışılır ve bir yastık da kocanır. Daha sonra raylardan o acı ses gelir ve havada asılı duran hayaller birden çakılların arasına dökülüverir. Trenler farklı yönlere doğru yol almıştır artık ve siz o an hayatınızın aşkını kaybetmişsinizdir.

 Hayat işte böyle sarsıcı ve can sıkıcı muziplikler yapabiliyor bize. Belki aradığımız insan binlerce kilometre ötededir ya da hemen yan bloktaki balkonu çiçekli dairede yaşıyordur, bilemeyiz. Hiç bir zaman pes etmeden ama bu arayışımızın kötü sonuçlarını da kabullenerek arayışımıza devam etmeliyiz. Bu heyecanlı oyun sanki hayatın ‘’Sen bakarken giyinemiyorum!’’ deme tarzıdır bize. Fazla düşmemeliyiz üzerine, ona sezdirmemeliyiz. Bakmıyormuş gibi davranıp bütün dikkatimizi oraya vermeliyiz.

Haydi! Ne bekliyorsunuz? Kafanızı çıkartın şimdi pencereden ve o çiçekli balkonu bulmaya çalışın. Çünkü hayat, beklemek için çok kısa.

Reklamlar